Çok bir şey istemiyorum, sadece karşılaştığımız zamanlar yanımdan geçtikten sonra; 'Arkama baktığımda seni arkanda bakarken görmek.'
Önceleri hatayı hep kendimde bulurdum. "Az geçtim" kalbinden derdim hep. Söyleyemedim sevdiğimi diye ağlardım geceleri. Ama senin bir başkası için yandığını gördüm ya. "az geçtim" demiyorum artık. Bir harf daha ekledim acım diner belki diye artık " Vazgeçtim"
Mutlu bir çift gördüğünüzde 'Allah bozmasın' demeyin!
Çünkü Rabbim bozmaz; insanlar bozmasın yeter.
Ayrılıklar, insanın en çok acı çektiği anlardır. Ama ayrılıklar, insanın da en çok büyüdüğü anlardır.
Ayrılık, bir kez yaşandığında insanı değiştirir. Her ayrılık, bir sonrasını düşünmeyi, özlem duymayı, hatırlamayı öğretir.
- Nâzım Hikmet
Öğretmene sordum, ayrılık nedir? Bu dersi işlemedim, dedi.
Şoföre sordum, ayrılık nedir? Bu yoldan hiç geçmedim, dedi.
Çocuğa sordum, ayrılık nedir? Bu oyunu oynamadım, dedi.
Aşka sordum, ayrılık nedir? Suskun kaldı..! Başını eğdi, ayrılık ölümdür, dedi...
Bazen çok seversin, hasreti yakar yüreğini, özlersin hep onunla olmak istersin. Ama ne kavuşmak istersin ne de onsuz olmak. Ayırır yollar, ayırır insanlar. Onsuzluğa mahkum edilirsin. En çok yaralayan ne olur biliyor musun? Seversin, söyleyemezsin, istersin, gidemezsin; en ihtiyacın olduğu anda onu bulamazsın ya, işte o zaman bitersin.
Kaybetme korkusu ta içimdeyken, bekle diyorsun, döneceğim bir gün. Beden beklemesine bekliyor, ama yürek kan ağlıyor sensiz geçen hergün!
Beni başkasıyla görmeye dayanabilecek misin? Artık o benim değil, başkasının diyebilecek misin? Sana düğün davetiyemi getirdiğimde gelebilecek misin? Beni beyaz gelinlikle gördüğünde dayanabilecek misin? Ve yıllar sonra çocuklarım seni gördüğünde
- Amca... senin resmin annemin odasında var. Dediklerinde gözyaşlarını tutabilecek misin?
Artık en yüksek “ses”sizliklerimsin. Cevabı “hiç” olan dalgınlığımsın. Kağıda yazdığım, çizgilerle sakladığım, olan ama okunamayan mutluluk tablomdasın. Beni bekleyen tüm durakları birer birer terk edişlerimsin. Bu yalnızlık nereye gider? Sensiz hiçbir yere. Sen göğsümün “en acıyan” yerindesin.
Beni kırsan da üzsen de canımı yaksan da seni sevmekten asla vazgeçmeyeceğim asla...
Eğer bir gün beni unutmayı denersen öyle biriyle unut ki sana sıkacağım kurşunların önüne geçecek kadar cesur o gün seninle ölecek kadar seni seviyor olsun.
Benim en iyi yanım sendin. Hatalarımı seninle öğrendim. Bugünkü aklım o gün olsa, inan üzmezdim, üzülmezdin.
Biz kimsenin vazgeçilmezi olmadık. Bize hep iyiki varsın diyerek gittiler. İyi biri olmak ziyan etti bizi.
Ağlatacak kadar ağırdır gidişin şimdi yokluğunu koynuma aldım herşeyde senden bir parça böyle çaresiz böyle yarım kaldım işte sol yanım acıyor.
Bir gün dilenci gibi geleceğim kapına ürkerek basacağım zile, "anne bir dilenci" diyeceksin para vermek isteyeceksin "param var" diyeceğim bir dilim ekmek uzatacaksın "karnım tok" diyeceğim "öyleyse ne istiyorsun" diyeceksin "yıllar önce çaldığın kalbimi geri ver" diyeceğim.
Gitmek kolay ya sonrası ? Silebilir misin sende kalan dudaklarımın nemini? Atamazsın biliyorum, sende solan yüreğimi. Ver bana, düşlerini ver bana, eski gülüşlerini.
Keşke her aşk mutlu bitse, keşke her gerçek sevgi layık olanda kalabilse veya unutmak mümkün olabilse!
Kime anlatsam seni unutursun dediler.
Kime söylesem derdimi üzülme geçer dediler.
Söylesene bitanem nasıl geçer bu acı.
O sıcak ellerini, o güzel gülüşünü.
Bana aşkla bakan gözlerini unutabilir miyim?
Belki sen unutursun ama ben asla.
Çünkü sevdiğim ilk(son) aşklar asla unutulmaz.
Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün, bu ayrılık şarkılarını kurşuna düzeceğim.Seni benden ayrıdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.
Sayfa 1 / 2